ÇAĞIMIZIN YENİ İŞ MODELİ: DİJİTAL GÖÇEBELİK

5,0/(2)
07 Mayıs 2021 Cuma
Yorum (0)
ÇAĞIMIZIN YENİ İŞ MODELİ: DİJİTAL GÖÇEBELİK

Zuhal Kılınç / Kadın Dostu Markalar

Değişen, yenilenen, üreten, yaratıcılığı gelişen, hobilerine zaman ayırabilen çalışanlarla ve sosyal çevrenin genişleyip kişiyi geliştirmesine olanak sağlayan yeni trend iş modeliyle hem işçi hem de iş veren sağlıklı ve mutlu…

Dünyayı sarıp her gün binlerce insanı kurban alan COVID-19 salgınından korunmaya yönelik alınan önlemlerden birisi olan, çalışanların işlerini ofis dışından yürütmeye başlaması, her ne kadar milyonlarca insan için yeni bir düzen getirse de aslında son 10 yıldır var olan ve birçok kişinin de uyguladığı bir trendi gün yüzüne çıkardı: Dijital Göçebelik!

Dijital göçebelik kavramı, çokça duyduğumuz ve çoğumuzun da imrenerek baktığı bir yaşam şekli aslında. 9-6 gibi saatlere bağlı kalmadan, sıklıkla seyahat ederek yepyeni yerler keşfederek her gün farklı bir yerde çalışmayı, hayatımızın zaman yönetimini tamamen kendi elimizde tutmayı ve bu sayede hobilerimize zaman ayırabilmeyi, yeni yerlerde yeni insanlarla tanışıp daha sosyal olabilmeyi ve aynı zamanda standart ekonomik durumumuzu da korumayı hangimiz istemez ki?

Dijital göçebelik, ilk kez 1997 yılında yazarlar Tsugio Makimoto ve David Mannerstarafından, kablosuz bağlantı teknolojilerini kullanarak işlerini sürdürürken, aynı zamanda sürekli hareket halinde göçebe yaşam tarzı süren profesyonelleri tanımlamak için üretilmiş bir kavram. Bir meslek gibi düşünülse de daha çok mesleği yapış biçimi olarak tanımlanabilir. Çünkü çeşitli işler yapan insanlar, mesleklerini dijital göçebe olarak istedikleri yerden sürdürebilir.

Örneğin,  metin yazarı, dijital pazarlama uzmanı, sosyal medya uzmanı, tasarımcı, çevirmen, editör… gibi meslekleri icra ediyorsanız, siz de sürekli seyahat ederek ve bulunduğunuz bölgedeki kütüphane, kafe, ortak çalışma alanı gibi internetin ve mobil erişimin olduğu herhangi bir yerde bir dizüstü bilgisayar, tablet ya da akıllı telefonla dijital göçebe olup bu hayatı sürebilirsiniz.

Kablosuz teknolojilerin gelişmesinin dijital göçebeliği trend haline getirdiği günümüzde,koronavirüs sebebiyle uygulanan kısıtlamalarla birlikte, uzaktan çalışmaya başlayan milyonlarca yeni profesyonel de bu trendin bir parçası oldu.

DİJİTAL GÖÇEBELERİN YÜZDE 70’İ KADIN

Son zamanlarda FlexJob tarafından derlenen bir ankete göre, dijital göçebelerin yüzde 70’i kadın ve haftada 40 saatten fazla çalışıyor. Bu özgür ve esnek sistemdeki çalışanların çoğu gençken, bilgi ekonomisi ve yönetimi ile ilgili çoğu iş imkanı pazarlama, tasarım, medya, eğitim, danışmanlık, bilgi ve satış alanında çalışıyor. Ayrıca bazıları için zorunlu çalışma saatleri de söz konusu.

Modern şirketler ve kurumlar, dijital göçebelere özel hizmetler sağlamak için çalışmalarını yeni çalışma sistemine uyarladılar. Gittikçe daha fazla seyahat sigortası şirketi, teknoloji alanında çalışanlara uzaktan fayda sağlayan paketler sunuyor. Bunlar arasında uluslararası sağlık sisteminden, dijital göçebeler için yüksek maliyetli ekipman ve seyahat sırasında veya ikamet ettikleri yerlerde yaşayacakları olası kazalar ve afetler için sigorta kapsama sistemlerine kadar imkanlar yer alıyor.

DİJİTAL GÖÇEBELERİN TERCİH ETTİĞİ GÖÇ MEKANLARI

Dijital göçebelerin, dünyada kalmak ve çalışmak için en sık tercih ettikleri kentlerin başında sık ormanları ile Kuzey Tayland’ın en büyük şehri olan Chiang Mai geliyor. Şehre henüz doyamamış olan profesyoneller için ise ülkenin en büyük kenti Bangkok ideal bir nokta olarak öne çıkıyor.

Dijital göçebelerin favori duraklarından bir diğeri ise uzun zamandır egzotik tatil destinasyonları arasında yer alan, Endonezya’da bir ada olan Bali.

Türkiye’de yabancı dijital göçebeler için favori adres İstanbul olmayı sürdürürken, İstanbullu ve diğer büyük şehirlerden göçebeler ise yoğunlukla Ege ve Akdeniz’deki sakin sahil kasabalarını tercih ediyor.

COVID-19 salgını dönemindeki yaşam tercihlerini inceleyen ve katılımcıların yüzde 88’inin İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde yaşadığı Rimuut’un Ekim 2020 tarihli araştırmasına göre, çalışanların yüzde 60’ı büyük şehir yerine daha düşük nüfuslu bir yerde yaşamak istiyor.

COVID-19 ile uzaktan çalışmaya başlayanlarda ise bu oran yüzde 68’e çıkıyor.

Bu içeriği yararlı buldunuz mu?
Vereceğiniz puan ile içeriği katkıda bulunmuş olacaksınız
...
1 puan2 puan3 puan4 puan5 puan


Yorum Yazınİçerik hakkında ki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.


Kategori'ye Ait Diğer Haberler