“ÜRETMENİN IŞILTISI VE MOTİVASYONU HER ZAMAN BİR SONRAKİ ADIMI BERABERİNDE GETİRİYOR”

0/(0)
31 Ocak 2022 Pazartesi
Yorum (0)
“ÜRETMENİN IŞILTISI VE MOTİVASYONU HER ZAMAN BİR SONRAKİ ADIMI BERABERİNDE GETİRİYOR”

İş ve hayat felsefesi, yaptığı işi tutkuyla ve en iyi şekilde yapmak olan, sürekli öğrenmeye açık, yeni alanları takip etmeyi ve bu yaklaşımı yalın iletişim ile desteklemeyi benimsemiş, ManpowerGroup Türkiye CEO’su Sn. Feyza Narlı ile deneyimlerini, genç girişimlere duyduğu heyecanı ve onlarla birlikte yarattıkları sinerjiyi konuştuğumuz, ilham verici ve keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Gelin, başarılı yöneticiyi biraz daha yakından tanıyalım…

Feyza Narlı kimdir? Nasıl bir eğitim aldı? İş hayatınız ve sosyal yönlerinizden de bahsederek, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

İlk, orta ve lise eğitimimi doğduğum şehir olan Bursa’da tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi İngilizce Endüstri Mühendisliği bölümünde lisans ve ardından İTÜ İşletme Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimleri aldım. Üniversite yıllarında çok aktif bir öğrenciydim, kurmuş olduğumuz öğrenci kulübü aktiviteleri ile aslında iş hayatı ile erken yaşlarda entegre oldum, stajlarımı ve orada oluşturduğum network’u çok önemsedim. En önemlisi kendi yeteneklerimi test etme fırsatını üniversite yıllarında yakaladım. Mezun olduğumda hangi alanda çalışmak istediğime karar vermiştim bile ve hemen işe başladım. Şu an ise 80 ülkede faaliyet gösteren ve yetenekleri keşfedip istihdama katkı sağlayan ManpowerGroup Türkiye’nin CEO’su olarak görev yapıyorum.

İş ve hayat felsefem ilk günden beri yaptığım işi tutkuyla ve en iyi şekilde yapmak, sürekli öğrenmeye açık olmak, yeni alanları takip etmek ve bu yaklaşımı ekip çalışması, doğru, yalın iletişim ile desteklemek oldu. Bu nedenle yazın ve uzun dönem yaptığım stajlarda, yüksek lisansım esnasında deneyimlediğim alanlarda danışmanlıktan başlamanın bana uygun olduğuna karar verdim ve kariyerimin yaklaşık ilk 17 senesinde bilgi sistemleri ve dijital transformasyon alanında danışmanlıktan, üst düzey yöneticiliğe farklı roller aldım ve hemen hemen her sektörde strateji, süreç ve teknoloji transformasyon projelerini deneyimledim. Bu deneyim de bana pek çok sektörü yakından tanıma fırsatı verdi. Çalışma hayatım esnasında öğrenmenin sürekliliğine inanan bir insan olarak ufak bir ara vererek arada London Business School’da “Marka Yönetimi” eğitimi aldım.

Özel hayatımda seyahat etmeyi ve yeni yerler keşfetmeyi çok seviyorum, fotoğraf çekiyorum.  Güne hep erken başlarım, her gün mutlaka düzenli spor yapıyorum. Aynı zamanda amatör olarak uçuş yapıyorum ve yelken kullanıcısıyım.

“ÜRETMENİN IŞILTISI VE MOTİVASYONU HER ZAMAN BİR SONRAKİ ADIMI BERABERİNDE GETİRİYOR”“Paylaşmak, birlikte üretmek benim için çok önemli”

Kariyeriniz için hayal ettikleriniz nelerdi? Ne isterken hikayeniz nerelere evrildi ya da kariyerinizde hayal ettiğiniz yerde misiniz?

Genelde kendime kişisel büyük hedefler koymadım. 3-5 yıllık uzun soluklu kariyer planlarım olmadı. Şu an işimi yaparken aynı zamanda gençlerle ve STK’lar ile yakın çalışıyorum ve paylaşmak, birlikte üretmek benim için çok önemli. Genç girişimler beni çok heyecanlandırıyor, öğretirken aynı zamanda öğreniyoruz ve bu sinerjiyi devam ettirmek istiyorum. Üretmenin ışıltısı ve motivasyonu her zaman bir sonraki adımı beraberinde getiriyor.

Başarılarılar sığdırdığınız iş yaşantınızda, kariyer yolculuğunuzda hangi şirketlerde hangi görevlerde bulundunuz?

Yüksek lisansımı yaparken çalışmaya başladım. O dönem Exim’de Teknoloji Satış Danışmanı olarak başladığım kariyer yolculuğum Oracle’da CRM Satış öncesi Danışmanlığı ile devam etti. Çok genç yaşta yönetici oldum. Innova Bilişim Çözümleri‘nde sırasıyla E-Business Çözümleri Yöneticisi, E-Business Grup Yöneticisi ve E-Business Çözümleri Direktörü olarak çalıştıktan sonra ardından Accenture Türkiye‘ye Kıdemli Müdür unvanıyla katıldım. Türkiye ve İtalya‘da farklı projelerde yer alarak çeşitli görevler aldım. Ardından, Oracle Türkiye’de Dijital ve CX Çözümleri Ülke Lideri olarak atandım, yaklaşık 20 yıllık deneyimim ardından, 2018 yılı itibariyle dünya çapında 80 ülkede geçici veya daimî personel istihdam ve insan kaynakları danışmanlık çözümleri sunan ManpowerGroup Türkiye’de Genel Müdür olarak görev almaktayım ve bünyemizde yer alan üç markanın ülke yöneticiliğini yürütmekteyim.

Şirketteki görev ve sorumluluk alanlarınız nelerdir? Sizce yönetim kademelerinde kadın varlığının katkıları nelerdir?

Yaklaşık 4 yıldır ManpowerGroup Türkiye’nin Genel Müdürü olarak görev yapıyorum. Bünyemizde yer alan 3 farklı marka ile giriş, orta ve üst düzey rollerde işe yerleştirme hizmeti sağlıyoruz. IT ve Dijitalleşmenin son derece hız kazandığı yeni dünyada Experis markamız, sadece bu alana odaklanmış durumda. Teknoloji ve dijital dünyaya daimî ve geçici istihdam sağlıyoruz. Bunun yanı sıra, proje bazlı olarak geçici personel temini, yönetsel hizmetler tarafında da işverenlerimize esnek iş gücü çözümleri sunuyoruz.

Alınan inisiyatiflerle yönetim kademelerinde kadının varlığı artsa bile ne yazık ki arzu ettiğimiz seviyeden hala çok uzağız. Kadınlarımızın özellikle planlama, empati, dayanıklılık, adaptasyon ve iletişim yeteneklerinin gücüne inanan bir insan olarak yönetim kademesinde kadın sayısının artmasının; kurumların hedeflerine ulaşmalarına, rekabette farklılaşmalarına, yenilikçi bakış açılarına sahip olmalarına ciddi katkılar sağlayacağını düşünüyorum.

“Farklılığın zorluğuna değil yaratıcılığına inanan bir yönetim tarzım var”

“ÜRETMENİN IŞILTISI VE MOTİVASYONU HER ZAMAN BİR SONRAKİ ADIMI BERABERİNDE GETİRİYOR”Yönetim felsefenizden ve size ışık tutanlardan bahseder misiniz? (Örneğin; iz bırakan kitaplar, kişiler, benimsediğiniz görüşler, özlü sözler …vs. )

Yönetim felsefesi olarak hedef odaklı, yaratıcı, öğrenmenin sürekliliğine inanan, ekip çalışması ve açık iletişimi önemseyen, delege eden ama izleyen, gereken noktalarda gereken desteği vererek ekibini geliştiren, kısa ve uzun vadeli planları birbirinden ayrıştırabilen, günü yönetirken yarının ve sürekliliğin önceden planlanması gerekliliğine inanan bir yaklaşımı benimsedim. Ayrıca farklı beyinler, farklı yaklaşımlarla çalışmaktan beslenen ve farklılığın zorluğuna değil yaratıcılığına inanan bir yönetim tarzı diyebilirim

Kişisel olarak biyografi okumayı çok seviyorum, hemen her konudaki içerik artık çok ulaşılabilir fakat tecrübeler ve deneyimler benim için hep çok değerli. Ve bu tecrübeleri ancak biyografilerde ya da şansımız varsa kişilerin kendi anlatımlarından edinebiliyoruz. Sıra dışı bir dahi olan Nikola Tesla’nın Nikola Tesla Kendini Anlatıyor kitabında kendi kaleminden hayatını anlatıyor; çocukluğundan, eğitiminden, icatlarından, rakiplerinden bahsediyor. Biyografi okumayı seven ve Nikola Tesla’nın eşsiz zekasına ve yaşamına ilgi duyan herkes için bu özel kitabı okumalarını tavsiye ederim.

İçinde bulunduğumuz pandemi koşulları en çok çalışan kadınları etkiledi. Evden iş yapma süreçlerinde annelik, ev işleri ve iş insanı rolleri çakıştı. Bu süreci hem kadın hem de bir iş insanı olarak değerlendirebilir misiniz?

Pandemi maalesef kadın çalışanlarımızı hem istihdam boyutunda hem de mevcut iş-ev sorumluluk dağılımı dengesi konusunda daha fazla etkiledi. Uzaktan çalışma ve ofislerin evlere taşınması ile birlikte kadınlarımız mevcut rollerine ilave evin sorumluluklarını üstlenmek durumumda kaldı. Özellikle uzaktan eğitim ile çocukların evde vakit geçirdiği dönemde; çocukların eğitimine destek, annelik, mevcut evin düzenini sağlama günlük devam eden iş akışlarının üzerine ilave yönetilmesi gereken sorumluluklar olarak geldi. Bu dönemde yine kadınlarımızın adaptasyon gücünün, planlama yetisinin, aynı anda birden fazla iş yönetebilme kabiliyetinin önemini hep birlikte gözlemledik.

Sürdürülebilirlik için “Kadın” sizce ne anlama geliyor?  Şirketlerde ve ekonominin genelinde kadın gücünün artması neleri, nasıl etkiler? Şirketinizde kadın çalışan oranı nedir? İK süreçlerinizde cinsiyet eşitliğinin önemi ve önceliğinden bahseder misiniz?

Ocak 2020’de Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu sürdürüle­bilirlik açısından önemli mesajlar içer­se de katılımcıların ortalama %22’si ka­dındı. Dünyanın ekonomi adına en önde gelen devletleri, özel sektörler, sivil toplum ve akademi liderlerinin geleceği tartış­tığı bu ortamda kadının sesinin daha fazla duyulması gerektiğine inandığımı söyleyerek başlamak istiyorum. Kadın odaklı sürdürülebilirlik bakış açısının tüm sektörler tarafından bir an önce kabul edilmesi gerekmekte ve buna özel istihdam çalışmaları düzenlenerek kadınların iş hayatındaki varlığını artırmalıyız. Biz ManpowerGroup olarak kadınların iş hayatındaki eşitliğine inanan ve önlerindeki tüm engellerin kaldırılması konusunda büyük hassasiyet taşıyan bir şirketiz. Bununla birlikte %85 kadın çalışanı olan bir ekiple kendi içimizde de kadınların iş hayatındaki istihdamını ne kadar önemsediğimizi gösterdiğimize inanıyoruz.

Bir iş yerinde kadın çalışan oranı arttıkça başarı da o denli artıyor. Bunun için de işe girişlerinden başlayarak, kadınların iş yaşamında varlıklarını artırmak ve üst yönetim kadrolarına doğru ilerleyişini kolaylaştırmak hepimizin görevi. Bunu bir kurum kültürü haline getirmenin çok değerli olduğuna inanıyorum. “Fırsat Eşitliği” inancıyla, kadın çalışanların ihtiyaçlarına çözüm üreten ve kadın yöneticilerinin fikirlerine, kararlarına değer veren bir yönetime sahip olmak sürdürülebilirliğin en temel ilkelerinden diyebilirim.

İş dünyasında cinsiyetleşmiş meslekler, cinsiyet eşitsizlikleri hakkında önemli bir dönüşüm sürecinde olduğumuzu görüyoruz, ancak hala yolun başlarındayız. Manpower Türkiye olarak bu yönde proje ve çalışmalarınızdan da bahseder misiniz?

Dünyada ve ülkemizde önemli meselelerden olan kadınların iş hayatına katılım oranlarının artırılması ve toplumumuzun en kırılgan kesimlerinden biri olan gençlerimizin istihdamının güçlendirilmesi konularını ManpowerGroup olarak çok önemsiyor ve sahipleniyoruz. Ayrıca ManpowerGroup Genel Müdürü olarak firmamızın çatısı altında bu alanlar hakkında önemli inisiyatifler alıyoruz. Genç ve kadın istihdamına yönelik dernek ve platformlar; üniversitelerin mezun dernekleri, öğrenci kulüpleri ile çok yakın çalışmalar yapıyor, projeler üretiyoruz.

Türkiye’deki üretken kadınları bir araya getiren ve ilk uluslararası kadın iletişim ağı olan TurkishWin ile beraber ManpowerGroup olarak, kurumlarda kadın istihdamını ve yönetim kadrolarında kadın istihdam oranlarını artırmayı bilinçlendirici ve genç kadınlarımızı iş hayatına teşvik edici etkinlikler düzenliyoruz.

Peki bu konuda ortaya koyulan kurumsal çabaların Türkiye ve dünyada gelecek 10 yılda nasıl bir tablo oluşacağını öngörüyorsunuz?

Zaman içinde kurumların desteği ve sosyal sorumluluk projelerinin artmasıyla kadınların iş hayatındaki istihdamının yükselişini hep beraber gözlemleyeceğimizi öngörüyorum.

Varsa bireysel ödülleriniz, bildiğiniz yabancı diller, üyesi olduğunuz veya yönetiminde bulunduğunuz sivil toplum kuruluşları nelerdir?

Son 3 yıldır Capital ve Ekonomist tarafından düzenlenen “En Başarılı 50 Kadın CEO” arasında yer alıyorum. Yine 2019 yılında Fortune tarafından “Türkiye’nin En güçlü 50 İş Kadını” çalışmasında ödüllendirildim.

Türkiye’deki üretken kadınları bir araya getiren ve ilk uluslararası iletişim ağı olan TurkishWIN üyesi ve aynı zamanda mentorlarından biriyim. Lise ve üniversite öğrencilerinin girişimcilik projelerinin destekçilerinden biri olarak, ManpowerGroup ile iş birliği içerisinde olan Genç Başarı Eğitim Vakfı’nın Mütevelli Heyet Üyesiyim.  Aynı zamanda İTÜ Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesiyim. Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) ve Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Üyesi, Teknoloji’de Kadın Derneği (Wtech) Üyesi ve Lead Network Türkiye Üyesiyim.

Bu içeriği yararlı buldunuz mu?
Vereceğiniz puan ile içeriği katkıda bulunmuş olacaksınız
...
1 puan2 puan3 puan4 puan5 puan


Yorum Yazınİçerik hakkında ki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.


Kategori'ye Ait Diğer Haberler