
TÜRKÇİMENTO, Dünya Çevre Günü kapsamında çimento sektörünün sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını ve gelecek vizyonunu paylaştı.
TÜRKÇİMENTO, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında sektörün sürdürülebilirlik yolculuğunda kaydettiği ilerlemeleri ve gelecek vizyonunu paylaştı. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve insan odaklı gelişimi kapsayan “üçüz dönüşüm” yaklaşımı doğrultusunda çalışmalarını sürdüren sektör hem iklim hedeflerine katkı sunuyor hem de küresel rekabet gücünü artıracak yatırımlarına devam ediyor.
TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay konuya dair yaptığı değerlendirmede, “Çimento sektörü olarak yeşil dönüşümü, çevresel sorumluluğun ötesinde, sürdürülebilir büyüme ve rekabet gücümüzün temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve insan odaklı gelişimi birlikte ele alarak geleceği inşa ediyoruz. Alternatif yakıt ve ham madde kullanımının yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarıyla çevresel etkilerimizi azaltırken aynı zamanda üretim gücümüzü daha verimli ve rekabetçi hale getiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Bozay, konuşmasının devamında, çimento sektörünün, enerji yoğun üretim yapısına rağmen yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırarak karbon ayak izini azaltmaya devam ettiğini kaydetti. Bozay, güneş enerjisi santralleri, rüzgâr enerjisi yatırımları ve atık ısı geri kazanım tesisleri sayesinde sektörün elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unun yenilenebilir ve geri kazanılmış enerji kaynaklarından sağlandığını dile getirerek şu bilgileri paylaştı:
“Yalnızca atık ısı geri kazanım teknolojisi kapsamında, 17 fabrikada faaliyet gösteren 27 hatta kurulu 164,5 MW gücümüz sayesinde, 658 bin hanenin ve yaklaşık 2,6 milyon kişinin günlük elektrik enerjisi tüketimine eşdeğer enerji üretiyoruz. Elde edilen bu enerjiyle, ilgili fabrikalarımızın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’unu karşılıyoruz.”
“Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunuyoruz”
Volkan Bozay, günümüzde sürdürülebilirlik ile rekabet gücünün birbirinden ayrılmaz hale geldiğini belirterek, Avrupa Yeşil Mutabakatı, SKDM ve yeni karbon düzenlemelerinin, sanayide dönüşümü hızlandırdığını dile getirdi. Türk çimento sektörü olarak bu süreci bir risk değil, ülkemizin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini daha ileri taşıyacak stratejik bir fırsat olarak gördüklerini vurgulayan Bozay:
“2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda sektörümüz, düşük karbonlu üretim teknolojilerine yatırım yapmaya devam ediyor. Karbon yakalama teknolojilerinden yenilenebilir enerji yatırımlarına, enerji verimliliğinden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda yürüttüğümüz çalışmalarla hem çevresel sorumluluklarımızı yerine getiriyor hem de Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunuyoruz” şeklinde konuştu.








Yorum Yazınİçerik hakkında ki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.