
Dünya Ekonomik Forumu öncesinde yayımlanan Oxfam Eşitsizlik Raporu, küresel ve Türkiye ölçeğinde derinleşen servet ve gelir adaletsizliğine dikkat çekerken; Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), yalnızca yüzde 5’lik bir servet vergisinin kadınlar başta olmak üzere toplumun geneli için yaratabileceği dönüştürücü etkiyi ortaya koydu.
Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu başlarken, Oxfam’ın yayımladığı yeni Eşitsizlik Raporu, küresel ölçekte servet eşitsizliğinin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre servet eşitsizliğindeki artışın, dünya genelinde her dört kişiden birinin düzenli olarak yeterli gıdaya erişemediği, dünya nüfusunun neredeyse yarısının yoksulluk içinde yaşadığı bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekildi.
Oxfam’ın Eşitsizlik Raporu’na dayanan Türkiye verileri de dikkat çekici bir tablo ortaya seriyor. Türkiye’de en zengin yüzde 1’lik kesimde bulunan bir kişinin serveti, en yoksul yüzde 50’lik kesimde yer alan bir kişiden 1.271 kat daha fazla olarak görülüyor. Nüfusun en yoksul yarısı toplam servetin yalnızca yüzde 2,8’ine sahipken, en zengin yüzde 1’lik kesim toplam servetin yüzde 38,1’ini elinde tutuyor. Kadınların iş gücü geliri ise erkeklerin kazancının yalnızca yüzde 41’i düzeyinde kalıyor.
Kadın girişimciler için doğrudan destek vurgusu
Oxfam’ın Eşitsizlik Raporu’ndan hareketle, Oxfam Konfederasyonu üyesi olan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), yalnızca yüzde 5 oranında uygulanacak bir servet vergisinin yaratabileceği toplumsal etkiyi ortaya koydu.
Bu oranda uygulanacak bir servet vergisiyle 153 milyar TL gelir elde edilebileceği belirtilirken, söz konusu kaynakla sağlık, eğitim ve sosyal harcamalarda önemli artışlar sağlanabileceği ifade edildi. Buna göre sağlık bütçesi yüzde 10, eğitim bütçesi yüzde 8, sosyal harcamalar bütçesi ise yüzde 145 oranında artırılabilir.
Elde edilecek kamu kaynağıyla; 5,6 milyon çocuğa eğitim yılı boyunca günlük beslenme öğünü sağlanabileceği, 85.000 uzman doktor ve atama bekleyen 174.000 öğretmenin istihdam edilebileceği, kadın çiftçiler ve kadın girişimciler için doğrudan destek programlarının hayata geçirilebileceği, iklim krizi ve afetlere karşı dirençliliği artırmak için yatırımlar yapılabileceği vurgulandı.
“Gelir eşitsizliği özellikle kadınları derinden etkiliyor”

KEDV Direktörü Şengül Akçar, gelir eşitsizliğinin özellikle kadınları derinden etkilediğine dikkat çekerek, “Gelir adaletini önceliklendirmezsek yoksulluğun yarattığı sosyal ve ekonomik krizler başa çıkılamayacak bir noktaya gelecek. Servet vergisi, eşitlik açısından kritik bir araçtır” değerlendirmesinde bulundu.
Oxfam İcra Direktörü Amitabh Behar ise, zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki büyüyen uçurumun ciddi ve sürdürülemez bir siyasi krizi de beraberinde getirdiğini vurguladı.








Yorum Yazınİçerik hakkında ki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.