Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Sağlık Üzerinde Ciddi Tehdit Oluşturuyor

Kategori : Haberler
Oluşturma Tarihi : 11 Şubat 2026 Çarşamba

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği yalnızca bir hak ihlali değil, aynı zamanda küresel ölçekte etkili bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Dr. Elif Akdemirel’in araştırması, eşitsizliğin yaşam süresini kısalttığını, anne ve çocuk ölümlerini artırdığını ortaya koyarken; sağlıkta kalıcı iyileşmenin ancak eşitliği merkeze alan bütüncül politikalarla mümkün olabileceğini gösteriyor.

İstinye Üniversitesi Sağlık Yönetimi doktora programı mezunu Dr. Elif Akdemirel’in “Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğinin Sağlık Sonuçları ile İlişkisi” başlıklı araştırması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yalnızca bir hak ihlali değil, aynı zamanda küresel ölçekte etkili bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Akdemirel, eşitsizliğin yaygınlığı, sürekliliği ve önlenebilir sağlık sonuçlarına yol açması nedeniyle “görünmeyen, sessiz bir salgın” olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Araştırmaya göre, kadınların cinsiyetleri nedeniyle maruz kaldıkları ayrımcılık, sağlıklarını hem doğrudan hem de dolaylı biçimde olumsuz etkiliyor. Sağlık bilgisine ve hizmetlerine erişimdeki engeller, düşük eğitim ve gelir düzeyi, karar alma mekanizmalarından dışlanma gibi faktörler; istenmeyen gebelikler, anne ölümleri, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve şiddet gibi riskleri artırıyor. Birleşmiş Milletler verileri, her beş kız çocuğundan birinin 18 yaşından önce evlendirildiğini ve dünya genelinde 230 milyon kız çocuğu ve kadının, kadın sünnetine maruz kaldığını ortaya koyuyor.

Araştırma, eşitsizliğin kuşaklar arası sağlık sorunlarını da derinleştirdiğini gösteriyor. Anne eğitiminin düşüklüğü, yetersiz beslenme ve sağlık hizmetlerine erişimdeki sorunlar; düşük doğum ağırlıklı bebeklerin dünyaya gelmesine ve bebek-çocuk ölümlerinin artmasına yol açıyor. Akdemirel, bu tablonun çocuk ölümlerinin yalnızca yoksullukla değil, eğitim, sağlık ve gelir gibi temel kaynakların adaletsiz dağılımıyla ilişkili olduğunu vurguluyor.

“Sağlıkta sürdürülebilir iyileşme, eşitliği merkeze alan politikalarla mümkün”

Akdemirel, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının kısa vadede anne ölümleri ve adölesan gebeliklerde, uzun vadede ise kuşaklar arası sağlık eşitsizliklerinde belirgin iyileşmeler yaratacağını belirtiyor. Ancak bunun yalnızca sağlık politikalarıyla değil; eğitim, istihdam, sosyal güvence ve karar alma süreçlerinde eşitliği hedefleyen bütüncül politikalarla mümkün olabileceğinin altını çiziyor.

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri ise toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin doğumda beklenen yaşam süresini kısaltması. Bu sonuç, “eşitsizlik öldürür” ifadesinin bilimsel karşılığını ortaya koyarken, politika yapıcılara da net bir uyarı sunuyor: Sağlıkta kalıcı ve sürdürülebilir iyileşme, ancak toplumsal cinsiyet eşitliğini merkeze alan önleyici ve sektörler arası politikalarla mümkün olabilir.


0/(0)
11 Şubat 2026 Çarşamba
Yorum (0)


Yorum Yazınİçerik hakkında ki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.


Kategori'ye Ait Diğer Haberler
kapatKurumsal Üyelik Formu

Üyelik kapsamında, Kurumsal Üyelerimize haber sitemizde, dijital yayınlarımızda, eğitimlerimizde ve ihtiyaç duydukları farkındalık projesi arayışlarında önemli avantajlar sunuyoruz. Bu avantajların yanı sıra sizleri de üyelerimiz olarak yanımızda görmek ve başarılarımıza ortak etmek istemenin yanı sıra ulusal ve uluslararası arenada tanıtımlarımıza ve fayda yaratacak olan çalışmalarımıza üyelerimizi de taşımayı planlıyoruz.