HEYECANINI EKİP ARKADAŞLARIYLA DA PAYLAŞARAK BAŞARISINI KATLIYOR

5,0/(1)
31 Aralık 2021 Cuma
Yorum (0)
HEYECANINI EKİP ARKADAŞLARIYLA DA PAYLAŞARAK BAŞARISINI KATLIYOR

Çocukluğundan bu yana analitik yanının kuvvetli olmasının kendisine kattığı güç, mühendis olan babasının her daim destekçisi olmasıyla birleşti. Bu birleşimin, önemli kurumlardan aldığı eğitim ve edindiği tecrübelerin ateşinde demlenmesi ile bugün adının, deri denilince ilk akla gelen markalardan olan Desa’da Yönetim Kurulu Üyesi olarak geçmesine vesile oldu.

Yetenekli ve başarılı olan Desa Deri Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Burçak Çelet’le yönetim felsefesini, kendisini bugüne taşıyan hayatının köşe taşlarını, kadının toplumda ve iş dünyasındaki yerini ve Desa’nın “Her İlmek Bir Kadına Destek” farkındalık projesini konuştuğumuz keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Öncelikle, Burçak ÇELET kimdir; nasıl bir eğitim aldınız? Aile hayatınızı ve iş hayatına giriş hikayenizi, sosyal yönlerinizi de içine alacak şekilde okuyucularımız için bizimle paylaşır mısınız?

Çocukluğum ve eğitim hayatımın başından beri analitik yanım hep kuvvetli oldu. Bunda mühendis olan babamın birçok konudaki teknik bakış açısı ve tüm sayısal derslerimdeki desteğinin katkısı büyüktür. Küçük yaşlardan itibaren aile işimizde üretimden ve montajdan başlayarak yaşım ilerledikçe, bilgim ve tecrübem arttıkça muhasebe, planlama, yurtiçi ve yurtdışı müşteri iletişimi gibi çeşitli konularda tatillerde ve hafta sonlarında babamla birlikte çalışmaktan çok keyif alırdım. İtalyan Lisesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra hep üretim odaklı çalışacağımı düşünürken bir anda kendimi perakende sektöründe planlama departmanında çalışırken buldum. Hala da perakendenin en sevdiğim kısmı planlama/bütçe ve hedeflerin takibidir. Bu alanda gece gündüz çalışmaktan çok keyif alınca, bu konuda kendimi geliştirmek üzere İngiltere’de University of Surrey’de Perakende üzerine yüksek lisans yaptım. Faklı firmalarda planlama ve kategori yönetimi konusunda deneyim edinmemin ardından 2004 yılında Desa ailesine katıldım. Sektörün o yıllarda ilk online satış sitelerinden biri olan desa.com.tr’yi hayata geçirdikten sonra online altyapının geliştirilmesi, digital pazarlama, pazaryerleri, onsite marketing ve pazarlama ve perakende konularında yönetici olarak çalışmaya devam ediyorum.

Lise giriş sınavlarına hazırlanan 14 yaşında bir kızım ve lise birinci sınıfta eğitim gören 16 yaşında bir oğlum var. Ailecek uzun yürüyüşlere çıkmayı, doğada tatil yapmayı, beraber yemek yapmayı ve kutu oyunları oynamayı çok severiz.

Kariyer hikayenizi yazarken neler hayal etmiştiniz ve şu an bu hikayenin neresindesiniz?

Ortaokul yıllarında (80’lerin sonu) kasetli bilgisayarda basic ile kodlama yapıp kaydetmek çok etkilemişti beni. Sonraki yıllarda da kodlama ve algoritma tasarlamak ve sistem geliştirmek en keyif aldığım konulardan olduğu için bilgisayar mühendisi olmayı düşünürdüm. Üniversiteye hazırlanırken babamla yaptığımız sohbetler ve araştırmalarım sonucu endüstri mühendisliğinde karar kıldım. Mezun olduğumda kariyerin başında daha üretim odaklı çalışabileceğimi düşünürken, perakende tozunu yuttuktan sonra bugün geldiğim noktada, güçlü analitik bakış açımın, problem çözme becerilerimin ve detaycılığımın çok desteğini aldığım keyifli bir konuda çalışıyorum.

Bir kadın yönetici olarak sektörünüze önemli katkılar sunmaktasınız. Bu noktaya gelinceye dek neler yaşadınız? Türkiye’de kadın lider olarak karşılaştığınız zorluklar, cam tavanlarınız oldu mu? Nasıl üstesinden geldiniz?

Çalıştığım pozisyonlarda, yaptığım işlerde cinsiyetten öte yapılan işin niteliği ve benim bu işlere sağladığım katkı ile becerilerin her zaman ön planda değerlendirilmesi sayesinde bir zorluk yaşamadım. Sanırım şanslıyım bu konuda…

Dünyada iş yapma koşulları değişti, kadınlar artık her sektörde var ve çok aktifler. Sektörünüzde kadın temsili oranları birçok sektörde olduğu gibi her dönem artıyor. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? İş dünyasında kadının rolü nasıl bir geleceğe doğru ilerliyor?

Kadınlar birçok işi bir anda düşünüp planlayabilme ve yönetebilme becerileri sayesinde birçok pozisyonda oldukça başarılılar. Perakende sektöründe ve özellikle moda perakendesinde kadının rolü her zaman olduğu gibi çok önemli olmaya devam edecektir.

“Çalıştığım her firmada ve pozisyonda kendi işimi yapıyor gibi özverili, sorumluluk alarak ve heyecan duyarak çalıştım”

Yönetim felsefenizden ve size ışık tutanlardan bahseder misiniz? 

Geriye dönüp baktığımda ailemin çok güçlü ve yetenekli kadınlarının her birinden farklı bir konuda feyiz aldığımı; birçok adımımda, kararımda, iş yapış şeklimde ve ruhumda ne kadar etkili olduklarını görüyorum. Umarım ben de çocuklarıma ve gelecek nesillere böyle güzel anılar ve yaklaşımlar bırakabilirim.

Yaptığım her işte çok detaycı ve özenliyimdir. Ben her çalıştığım firmada ve pozisyonda kendi işimi yapıyor gibi özverili, sorumluluk alarak ve heyecan duyarak çalıştım. Kendi işimde de duyduğum heyecanı tüm ekip arkadaşlarımın da duymasını, yaptıkları işin her adımının bağlantılarını ve sonuçlarını görmelerini sağlayarak benim onları değil onların beni zorladıkları ve işi beraber geliştiğimiz bir çalışma ortamı sağlamaya çalışırım.

COVID-19 salgını, dünya genelinde bugüne kadar alışık olmadığımız bir tablo yarattı. Nasıl aşılacağını ve ne zaman sonuçlanacağını tam olarak bilemediğimiz bir krizle karşı karşıyayız. Bu süreçte gerek farkındalık yaratmak gerekse aksiyon almak açısından şirketinizde ne yönde çalışma gerçekleştirdiniz?

Çok hızlı bir şekilde uzaktan çalışmaya geçtik, ilk dönemde tamamı kadınlardan oluşan online ekibimiz bir yandan evde ailelerinin ihtiyaçlarını karşılarken diğer yandan e-ticaret kanalından gelen müşteri taleplerine hızlıca adapte olup mutlu tüketici ağımızı genişlettiler. Öncelikle herkesin kendi ve ailesinin sağlığını korumasını hedefledik. Ofise döndüğümüz günden beri hala maske ile çalışmaya devam ediyoruz ve ekibimizin neredeyse tamamı önleyici aşılarını olarak kendileri, çevreleri ve iş arkadaşları adına önlem aldılar.

“Şirketimizde çalışanları yarısına yakını ve yönetim kurulumuzun %40’ı kadınlardan oluşuyor”

Şirketinizde kadın çalışan oranı nedir? İK süreçlerinizde cinsiyet eşitliğinin önemi ve önceliğinden bahseder misiniz?

Şirketimizde çalışanları yarısına yakını ve yönetim kurulumuzun %40’ı kadınlardan oluşuyor. Şirketimizin İK süreçlerinde cinsiyetten öte pozisyona uygun eğitim, bilgi, beceri ve tecrübelere öncelik verilir. Özellikle pazarlama, e-ticaret, tasarım ve perakende ekibimizin neredeyse tamamı kadınlardan oluşuyor.

Yönetimde olduğunuz süreçte öncülük ettiğiniz kurumsal sosyal sorumluluk projeleriniz var mı? Özellikle sürdürülebilir kalkınma ve toplumda kadının güçlenmesine dair ne gibi çalışmalar oraya koymaktasınız? Projeleriniz ve sürdürülebilirlik hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?

Desa olarak sağlıklı, eğitimli ve bilgili nesillerin yetiştiği daha iyi bir gelecek hayaline ulaşmak adına, en önemli konulardan birinin toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının ekonomik özgürlüğü olduğuna inanıyoruz. Bu yoldan hareketle kadınların ekonomik ve sosyal yaşama aktif katılımını desteklemek için ürün, hizmet ve projeler geliştirerek hem kurum politikasıyla hem de finansman olanaklarıyla fark yaratmayı hedefledik. Bu hedefimiz doğrultusunda da Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ile iş birliği yaparak ismini heyecanla koyduğum “Her İlmek Bir Kadına Destek” projesini hayata geçirdik.

KEDV bünyesinde bulunan kadın kooperatiflerine çantaların üretiminde kullanılan deri şeritleri hazırlayıp ulaştırdık. Tamamen el işçiliği ile ilmek ilmek örülen çantaların üretim aşamasını öğrettik. Ortaya Desa tasarım ekibimizde yer alan genç kadın arkadaşlarımızın tasarladığı kadın kooperatiflerinin ürettiği el emeği örgü çantalar ortaya çıktı. Bu çantaların satışından elde edilecek gelirin bir kısmını KEDV’e bağışlıyoruz. Çantaların örgüsüne dair emek ücretini de vakfa ayrıca ödüyoruz. Amacımız sadece bizim ürettiğimiz bir ürünün satışından elde edilen gelirin paylaşılmasından öte, bir kadına yeni bir beceri kazandırmak hem üretimden hem de satış gelirinden aile bütçelerine katkı sağlamak ve en önemlisi çantayı keyifle alarak omzunda taşıyan kadından ilmek ilmek üreten kadına desteğin gururunu sunmak.

İş dünyasında cinsiyetleşmiş meslekler hakkında önemli bir dönüşüm sürecinde olduğumuzu görüyoruz, ancak hala yolun başındayız. Cam tavanlar, çalışma koşulları ve fırsatların iyileştirilmesi anlamında Türkiye ve dünyada gelecek 10 yılda nasıl bir tablo oluşacağını öngörüyorsunuz?

İş ortamında fırsatların iyileşmesinden önce eğitimde fırsat eşitliği, kız çocuklarının eğitiminin desteklenmesi, istedikleri her alanda eğitim alarak, kendilerini geliştirerek iş yaşamında başarılı birer kadın olabileceklerinin motivasyonun verilmesi ve bu yolda gereken imkanların sağlanması ile baştan süreç doğal hale geldikçe kadınların önündeki cinsiyet engeli zayıflayacak ve zamanla ortadan kalkacaktır.

“Kadınların önce aile ve eşlerinden ve sonra çevresinden alacağı desteğin çok önemli olduğunu düşünüyorum”

Türkiye’de kadının iş hayatında ve sosyal yaşamda daha etkin ve aktif olabilmesi için sizce neler yapılmalı? Öncelikli gördüklerinizi kısaca 3 maddede özetler misiniz? Ayrıca bu süreçte sizce kimlere ne gibi sorumluluklar düşüyor?

Kadınların ekonomik ve sosyal yaşama katılımının desteklenmesi sürecinin temellerinin çocukluk çağlarında atılması gerektiğini düşünüyorum. Henüz küçük bir kız çocuğu iken ailenin çocukları yetiştirme tarzı toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması açısından çok önemli. Anne ve babaların kız-erkek farkı gözetmeden çocuklara alacakları eğitim, gelecekte seçecekleri meslek gibi hayatlarına yön verecek konularda destek olmaları ve hayallerini gerçekleştirebilecek güce sahip oldukları konusunda yüreklendirmeleri gerekiyor.

Aileden sonra eğitim hayatına geçiş aşamasında ise ana sınıfından başlayarak özellikle kız çocuklarının çağdaş eğitimine değer verilmeli. Burada elbette derslerin yanı sıra sanat ve sporla desteklenen bir sosyal yaşam sunulması kız çocuklarının yaşamın her alanında var olmasını destekliyor. İleride ise kadın iş gücünün daha az görüldüğü sektörlere yönelik üniversite ve meslek eğitimlerinin özendirilmesi ile kadınlar için yeni iş alanları oluşturulabilir.

Topluma kadın-erkek ayrımı olmadan kadınların ekonomik ve sosyal yaşama katılımının sağlayacağı katkıları benimsettiğimiz durumda; kadınların önce aile ve eşlerinden ve sonra çevresinden alacağı desteğin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kadınların hayatında evlilik, çocuk veya özel durumlar nedeni ile çalışma ve sosyal hayattan uzak kaldığı dönemler olabilir. Bu dönemlerde kadınların ekonomik ve sosyal yaşama geri dönmesine veya katılmasına engel olmayacak şekilde düzenlemeler yapılması ile iş hayatından kopmamaları sağlanabilir.

Varsa bireysel ödülleriniz, bildiğiniz yabancı diller, üyesi olduğunuz veya yönetiminde bulunduğunuz sivil toplum kuruluşlar nelerdir?

İyi derecede İtalyanca ve İngilizce biliyorum. Lisede İtalyancanın yanında aldığım Latince eğitimi sayesine sonraki yıllarda ilgi duyduğum Fransızca ve İspanyolca lisanlarını öğrenmem oldukça rahat ve keyifli oldu.

Bu içeriği yararlı buldunuz mu?
Vereceğiniz puan ile içeriği katkıda bulunmuş olacaksınız
...
1 puan2 puan3 puan4 puan5 puan


Yorum Yazınİçerik hakkında ki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.


Kategori'ye Ait Diğer Haberler