DİJİTAL DÜNYADA EŞİT BAKIŞ AÇISI

5,0/(1)
08 Ekim 2022 Cumartesi
Yorum (0)
DİJİTAL DÜNYADA EŞİT BAKIŞ AÇISI


Hayatında, iş ahlakı, yönetim becerileri, çalışma tutkusu ve vicdan yönetimi gibi önemli konularda sevgili anne ve babasını kendisine her zaman rehber edinen, daha çok içinde olduğu zaman dilimine önem vererek elinden gelenin en iyisini yapma mottosuyla yol alan ve bugün kariyerinde hayal ettiğinin de ötesinde olduğunu dile getiren, dijital dünyanın önemli aktörlerinden Sn.Volkan Biçer ile keyifli ve geleceğe ışık saçan bir sohbet gerçekleştirdik.

Volkan Biçer kimdir? Nasıl bir eğitim aldı, aile hayatı nasıldır? Sosyal yönlerinizden de bahsederek, bize biraz kendinizi anlatır mısınız?

Babamın asker olması sebebiyle Türkiye’de birçok ili gezdim. En son İstanbul Maltepe Anadolu Lisesi’nden mezun oldum ve Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünü kazanıp Galatasaray Üniversitesi İşletme Yüksek Lisans ile eğitim hayatımı tamamladım. Babam ordudan Albay rütbesi ile emekli, annem ise Türk Standartları Enstitüsü’nden Endüstri Mühendisi olarak emekli, abim Avukat, ben de dijital dünya içerisinde iş hayatımı sürdürdüm. Aile bireyleri olarak bir akşam otursak ortak hiçbir noktamız yoktu diyebilirim. Ama iş anlamında, iş ahlakı, yönetim becerileri, çalışma tutkusu, vicdan yönetimi gibi konularda kıymetli anne ve babamın ufkuyla ilerledim. Şimdi mümkün olursa o ufku ben de genişletip evladıma bırakmak istiyorum.

“Kariyerimde, hayal ettiğimin ötesinde bir yerdeyim”

Kariyeriniz için hayal ettikleriniz nelerdi? Ne isterken hikayeniz nerelere evrildi? Bugün kariyerinizde hayal ettiğiniz yerde misiniz?

Açık konuşmak gerekirse hayal ettiğimin ötesinde bir yerdeyim. Bunu da her zaman kendime hatırlatırım; kıymetini bilmeye çalışırım. Bir yandan da çok hayal etmem aslında ve belki de bu yüzden hayallerimin ötesindeyim diyorum. Kariyer anlamında, ben daha çok içinde olduğum zaman dilimine önem veririm. O an, bana bir tuvalet verilirse ve “Volkan bunu temizle ve işlet!” denirse o tuvalet dünyanın en güzel tuvaleti olur; herkes oraya gelmeye çalışır. Limon sat deseler en orijinal ve en değişik limon satışı bende olur, bir dönem sonra yanına limonata, sonrasında limon sabunu vs. satmaya başlarım. O an için neyi yapmam gerekiyorsa en iyi şekilde onu yaparım. Bir sonraki bölüme geçmek, ilerlemek ve büyümek için de yapılması gereken tamamen budur. İnsanlar maalesef hayallerine çok odaklanıyorlar ama o hayaller belki de gerçek hayalleri olmuyor. Trend ne ise hayalleri o oluyor ve bir hüsranla sonuçlanıyor.

Ben daha okurken çalışmaya başladığım için oldukça avantajlıydım. Üniversite’deyken kendi işimi kurdum bir yandan Turkcell, Yahoo! gibi global firmalarda çalıştım. İlk firmamı 2004 yılında kurup 2007 yılında sattım. Bu nispeten ufak bir iş olsa da exit yapması kıymetli. İkinci firma olan Mobilike’ı 2009 yılında ortağımla kurdum ve 2015 yılında exit yaptım. Daha sonra 2018 yılında çok değerli ortaklarımla kurduğumuz ayrı bir firmayı da 2020 yılında exit yaparak profesyonel çalışmaya son verdim ve bu exit’lerden kazandıklarımla gençlere destek olmaya ve yatırım yapmaya çalışıyorum. Volkan Biçer

“Bizim işimizde kadın bakış açısı, erkek bakışından daha değerlidir”

Şirketiniz, çalışmalarınız ve görevleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Ayrıca şirketinizde yönetim ve İK süreçlerinde “kadın”ın yeri ve önceliği nasıldır? Bu yönde sürdürülebilirlik vizyonunuzdan bahseder misiniz?

Şirketimiz Ludus Venture Capital bir yatırım şirketi. Genç şirketlerin daha verimli büyümelerini ve alanlarında öncü olmalarını sağlamak için yatırımlarla onları destekliyoruz. Bu noktada öngörü ve doğru şirketleri seçmek çok önemli. Geneli itibariyle kadınların hissiyatlarının daha doğru olduğunu düşünüyorum, bu yüzden bizim işimizde kadın bakış açısı, erkek bakışından daha değerlidir. Şirketimizde ana karar mekanizmalarında %50’den fazla kadın ağırlığı bulunmaktadır. Yatırım odaklı olduğumuz için çok yüksek bir çalışan adedinde olmuyoruz ama bundan sonra da her daim %50’den fazla kadın ağırlık bizim için vazgeçilmezdir diyebilirim.

Bugüne kadar görev aldığınız, yönetiminde bulunduğunuz şirketlerde teknoloji alanında kadın gücünü ve istihdamını arttırmak üzere liderlik projeleri gerçekleştirdiniz mi? Bu uygulamanın süreçlerinden, yansımalarından ve geri dönüşlerinden bahseder misiniz?

Yönetici olarak çalıştığım dönemde teknoloji ekiplerinde kadın çalışanımızı arttırmaya özen gösterdik. Aslına bakarsanız teknoloji alanı, artık hayatın içerisinde, hatta tam ortasında bir yer; o yüzden bu ekipler hayatı ne kadar yansıtırsa o kadar iyi bir çalışma ortamı oluyor. Özellikle junior mertebesinde başlayan birçok arkadaşımızı destekleyip eğitimle beraber işe alma imkanımız söz konusu oldu. Bu alanlarda sayı arttıkça önceden girenlerin de arkadaşları daha fazla cesaret bulmuş oldu. Bu şekilde teknoloji ve yazılım eğitimi almış ama yazılıma hiç girmeyen birçok arkadaşımız okudukları alanda çalışma fırsatı buldular.

Teknoloji sektöründe kadın çalışan ve kadın yönetici sayısı – oranını nasıl değerlendirirsiniz? Teknolojide kadın gücünü arttırmak neden önemli?

Net rakamlara bağlı kalmadan hissiyat olarak sektörü gözlemlediğimde kadın çalışan ve yöneticilerin daha fazla artmasının gerektiğini düşünüyorum. Eğer bu bir eksiklikse ki öyle, bu alanda devletin dahi şirketlere farklı avantajlar sunmasının faydası olacaktır. Yazılım ve teknolojinin cinsiyeti olmaz. Tek şart başında bilen insanın, ehil insanın olmasıdır. Bu alanda hem eğitimde hem istihdamda kesinlikle ciddi avantajlı planlarla teşvik olması gerekir. Uzun süreçte bu programların toplam istihdama da ciddi fayda sunacağını düşünüyorum.

Teknolojinin geleceğinde kadınları nerede ve nasıl görüyorsunuz? Türkiye’nin teknoloji alanında önümüzdeki 20 yıllık gelecek planında kadın gücü ve ekonomiye katılım oranlarında nasıl bir artış öngörüyorsunuz?

Mutlaka artış olacak ama bu artış teknolojinin ciddi bir istihdam kanalı olmasıyla beraber standart ortalamanın buraya akması olarak olmamalı. Kadınlar bu alanda daha ön planda olmalılar. Eğitim ve teşvik anlamında bu noktada faydaların olması oldukça önemli.

“Kadın, hayatın hem üreten, hem yöneten, hem yaşayan, hem yaşatan en önemli üyesidir”

Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşması ve kalkınma odaklı bir ekonomik model oluşturması için teknoloji ve kadın sizce ne anlama geliyor?

Olmazsa olmaz diyebilirim. Kadın, hayatın hem üreten, hem yöneten, hem yaşayan, hem yaşatan en önemli üyesidir. Erkeklerle karşılaştırsanız fazlalığı vardır eksiği yoktur.

Kariyer yolculuğunuzda sizde iz bırakan isimler, kitaplar varsa bizimle paylaşır mısınız?

İz bırakan insanlar için öncelikle annem ve babam diyebilirim. Babamın vicdanı, sakin bakış açısı ve annemin kararlı duruşları, prensipleri, bende iz bırakmıştır. Bunların haricinde çok genç yaşta bende iz bırakan dershane’de stajyer hoca olarak görev alan Halil Hocam (Üniversite sınavına hazırlanırken) ve Turkcell’deki müdürlerimden Melis Ertem’dir.

“Gerçek hayal, hayal etmediğiniz, edemediğinizdir…”

Bugün yolun çok başında olan, yarının liderleri gençlerimize ışık tutmak için yaşama dair tavsiyelerinizi de öğrenmek isteriz...

İçinde oldukları ortam ve şartlar neyse, o anda ellerinden ne geliyorsa en iyisini yapsınlar. Bunu yapınca bir sonraki aşamaya geçerler. Bunu devam ettirirlerse hayallerinin de ötesine kadar giderler. Gerçek hayal, hayal etmediğiniz, edemediğinizdir…

Bireysel ödülleriniz, bildiğiniz yabancı diller, üyesi olduğunuz veya yönetiminde bulunduğunuz diğer sivil toplum kuruluşları nelerdir?

Bayramlarda, yeni yıl akşamında, önemli günlerimde telefonum hiç susmuyor. Eski çalışma arkadaşlarım, sağ olsunlar yalnız bırakmıyorlar. O yüzden devamlı olarak aldığım en güzel ödül bu… Raflarda duran çok ödülümüz var ama kalplerde olanlardan bahsetmek gerekir.

Dil olarak empati dili biliyorum bir de İngilizce diyebilirim, ilk söylediğim çok kritik…


Bu içeriği yararlı buldunuz mu?
Vereceğiniz puan ile içeriği katkıda bulunmuş olacaksınız
...
1 puan2 puan3 puan4 puan5 puan


Yorum Yazınİçerik hakkında ki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.


Kategori'ye Ait Diğer Haberler