PINAR PARMAKSIZ İLE CESARET VE “EN İYİSİNİ YAPMA” AZMİYLE GELEN BAŞARININ ÖYKÜSÜ

0/(0)
24 Haziran 2021 Perşembe
Yorum (0)
PINAR PARMAKSIZ İLE CESARET VE “EN İYİSİNİ YAPMA” AZMİYLE GELEN BAŞARININ ÖYKÜSÜ

“Kadınlarımızda genç kızlarımızda çok büyük cevherler var, her işin üstesinden gelebilecek, hem işi hem aile hayatını hem de kendilerini yönetecek beceri, azim ve mükemmeliyetçilik var. Yeter ki bunun farkında olup hayatla yarışı ve mücadeleyi bırakmasınlar, herkesin zorluklarla karşılaştığını göz önünde bulundursunlar ve cesur olsunlar.”

Dünyada ve Türkiye’de tarım sektörünün önemli aktörlerinden Netafim bünyesindeki 29 iştirakte tek ve ilk kadın genel müdür olan ve bu unvanı büyük bir gururla taşıdığını dile getiren Pınar Parmaksız, bugün 220 civarındaki çalışanın olduğu şirkette, üretimden lojistik ve tedarik yönetimine, planlamadan Orta Asya birimindeki sorumluluğuna kadar uzanan geniş bir yelpazede tarım sektörüne katkı sağlamaya devam eden başarılı bir iş insanı.

Gelin şimdi hep birlikte cesur ve atılımcı, başarılı iş insanı Pınar Parmaksız’ı daha yakından tanıyalım ve bu başarının sırlarını öğrenelim. Cesaret ve “en iyisini yapma” azmiyle gelen başarının öyküsüne hep birlikte tanık olalım. 

“Kişisel mottom: Ne yaparsan yap, yapabileceğinin en iyisini yap!”

PINAR PARMAKSIZ İLE CESARET VE “EN İYİSİNİ YAPMA” AZMİYLE GELEN BAŞARININ ÖYKÜSÜ
Sizi biraz yakından tanımak istiyoruz. Pınar PARMAKSIZ kimdir; Nerede doğru, nasıl bir ailede büyüdü? Nasıl bir eğitim hayatı oldu? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Tabii memnuniyetle… 1973 yılında Adana’da doğdum. Sentez kültüre sahip bir ailede büyüdüm. İlkokulun bir kısmını Tarsus’ta geçirdikten sonra, Mersin’e taşınmamızla öğrenim hayatıma İçel Anadolu Lisesinde devam ettim. Babam yüksek makine mühendisi, annem eğitim uzmanı… Erkek kardeşimle beraber, 4 kişilik bir çekirdek aileyiz. Annem ve babam, iyi bir eğitim almanın iyi bir hayat sürmek için olmazsa olmaz olduğuna inanarak yetiştirdiler bizi. Sonrasında Boğaziçi Üniversitesi İktisat bölümüyle İstanbul eğitim ve iş hayatı maceram başlamış oldu. Evliyim ve 2 pırıl pırıl kız çocuğu annesiyim.

Eğitim hayatınızdan, iş hayatına uzanan kısa bir yolculuk yapabilir miyiz? Kariyerinize nerede başladınız?

Üniversiteyi bitirdiğim yılın yaz aylarında, KPMG’de,o zamanlarda çok popüler bir meslek olan Auditor (denetim uzmanı) olarak işe başladım. Bu, önemli tüm denetim firmalarının uluslararası firma olmaları, yurtdışının bakış açısını ülkemize getirip buradaki uygulamalarla entegre etme çalışmaları hatta sektöre yol gösterici olmaları, aynı ay içinde denetim yapmak üzere pek çok farklı firmayı ziyaret etme imkanı, network yapma gibi birçok olumlu unsurdan dolayı son derece heyecan verici ve bir o kadar da yorucu ama staj niteliğinde iş hayatında bir başlangıç adımıydı benim için. Şimdi dönüp baktığımda, iyi ki o yollardan geçmişim, diyorum. Masanın firma tarafına geçmeden, toplu resmi görebilme ve firma dinamiklerini anlama açısından bir tecrübe hazinesi kazanıldığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Sizce iş gücü piyasasında kadının durduğu yer neresi? Olması gerektiği yerde mi yoksa daha yürünecek yolu çok mu?

Son yıllarda daha olumlu bir ivme olmasına rağmen, kadınlarımız hala iş hayatında hem erişebilecekleri hem de hak ettikleri noktalarda değiller, ne yazık ki! Daha yönetici olmadan, kariyer basamaklarında tırmanabilmek ve fırsat eşitliği yakalamak için kadınların erkeklere göre daha çok çaba ve zaman harcaması gerekiyor.Baktığımızda nüfusumuzun yarısı kadın ve yine yüksek öğrenim görmüş nüfusun da % 48 i kadın. Buna rağmen, kadınların iş gücüne katılım oranı %36. Yönetim kurullarında yani en üst düzeyde temsil edilme oranı, BİST 400’de %17, kadın CEO sayısı ise sadece %4.Görüyoruz ki kariyer piramidi pek de kadından yana değil.

PINAR PARMAKSIZ İLE CESARET VE “EN İYİSİNİ YAPMA” AZMİYLE GELEN BAŞARININ ÖYKÜSÜ“Çalışmadan, akıl teri dökmeden bir yere gelmek daha da önemlisi orada kalabilmek mümkün değildir.”

Özellikle kadınların iş yaşamında da maruz kaldığı cinsiyet ayrımcılığı, mobbing, cam tavan sendromunu gibi zorlukları hepimiz biliyoruz… Siz de NETAFİM’de stratejik bir noktada ve başarılı bir konumdasınız. İş dünyasında kadın olduğunuz için özellikle zorlandığınız süreçler, zorluklarla karşılaştınız mı?

Ben de pek çok kadın gibi bu basamakları tırmanma aşamasında çok özveride bulundum, çok çaba ve zaman sarf ettim ama yine de pek çok açıdan şanslıydım. Doğru firmalarda doğru kişilerle ve yönetim ekipleriyle çalıştım. Fırsat eşitliği tanınan firmalarda çalışmaya özen gösterdim. Çalışmadan, akıl teri dökmeden bir yere gelmek daha da önemlisi orada kalabilmek mümkün değildir. O nedenle, kariyer yapmak isteyen, cinsiyet fark etmeksizin herkesin, bunun ciddi bir bedeli olduğunu bilmesi gerekir. Bu bedeli ödemeye hazır olmadan görev kabul edilmemelidir. Kişisel mottom: Ne yaparsan yap, yapabileceğinin en iyisini yap!

Konumunuz gereği yoğun bir iş temponuz olduğunu tahmin ediyoruz. Pınar Parmaksız ev – iş dengesini nasıl kuruyor?

Her yeni görevde, adaptasyon dönemi boyunca, ister istemez yapılması gereken birçok yeni iş, toplantılar, seyahatler, önemli değişiklikler söz konusu olduğu için iş-ev dengesinde ibre iş lehine dönüyor. Ama adaptasyon dönemlerini biraz daha yoğun çalışarak hızlı tamamladığımı söyleyebilirim. Dolayısıyla belli bir süre sonra, zaten ne zaman nerede olmanız, ne tarafa ne kadar ilgi ve ihtimam göstermeniz gerektiğini çok daha açık görebiliyorsunuz. O zaman da vakit yaratma problem olmaktan çıkıyor. Yeter ki prensipleriniz olsun ve yapacaklarınız konusunda kararlı olun, bunu da herkes görüp hissedebilsin. O nedenle bu konuda artık zorlanmadığımı rahatlıkla söyleyebilirim.

Toprakla, bahçeyle ilgilenmeyi seviyor musunuz? Hobilerinize ve sevdiklerinize zaman ayırabiliyor musunuz?

İnanın en çok istediğim şeylerden biri güzel bir bahçeye sahip olup orada vakit geçirebilmek ama içinde bulunduğum tempoda ve kızlarım şehir hayatını tercih ediyorken buna henüz cesaret edemiyorum. Şimdilik balkonumdaki çiçek ve meyvelerimle bu zevkimi tatmin etmeye çalışıyorum. Pazar günlerimi mutlaka aileme ayırırım; onlarla dışarıda vakit geçirmek, evde birlikte yemek yapmak, hikayeler anlatmak, film seyredip yorum yapmak en büyük keyif ve motivasyon kaynağım. Gezme amaçlı seyahat etmeyi çok severim.

PINAR PARMAKSIZ İLE CESARET VE “EN İYİSİNİ YAPMA” AZMİYLE GELEN BAŞARININ ÖYKÜSÜBize dünyada ve Türkiye’de Netafim’in yaptığı çalışmalardan ve tarıma kattıklarından bahseder misiniz? Akıllı tarım uygulamaları nedir?

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki Netafim, damla sulamanın asıl teknolojik know- how’u olan damlatıcının mucididir. Bundan dolayı da 1965’den bugüne, akıllı sulamaakıllı tarım hizmetlerinin önemli ve vazgeçilmez bir parçası haline getirmeye çalışan bir vizyona sahibiz. Su kaynaklarının yaklaşık%74’lük kısmının tarım sektörü tarafından kullanıldığını ve bunun dörtte üçünün bu çağda, bu kuraklıkta hala salma sulama ile sulandığını düşünürsek, amacımız çiftçilerimizi salma sulamadan damla sulamaya geçirerek onların gübreden, enerji kaynaklarından, işçilikten tasarruf etmelerine yardımcı olmak. Damla sulama,bitkinin köküne sadece ihtiyaç olduğu kadar, ihtiyaç olduğu zaman ve doğru miktarlarda suyu ve gübreyi vermek demektir. Damla sulama toprağı değil, bitkinin kendisini hatta sadece ihtiyaç duyulan kökünü sular. Aşırı sulama söz konusu olmadığından hem kalite ve verim artışı olur, hem de enerji ve işçilikten tasarruf etmemizi sağlar. Aynı zamanda topraklarımızın çoraklaşmasını da engeller çünkü aşırı su toprağın en verimli olan üst katmanını alıp götürdüğünden toprakların çoraklaşmasına yol açar. Bu bağlamda da aslında kontrollü ve bilinçli bir tarımdan bahsediyoruz damla sulamayla. Aynı zamanda her türlü yeryüzü şeklinde her türlü toprak tipinde damla sulama yapılabildiği için de hemen hemen arazi kullanımının %100 seviyelerinde kullanılmasına olanak sağlıyor.

Tarımda dijitalleşme ve akıllı sulama sistemleri çiftçiye, toprağa ve ekolojik yaşama neler kazandırır? Dijitalleşmenin tarımdaki somut yansımaları nelerdir?

Türkiye’de tarımsal üretim, çoğunlukla küçük ölçekli üreticiler diye adlandırılan aile işletmeleri tarafından gerçekleştirilmektedir Bünyesinde mühendis bulundurmayan, her gün üretimle ilgili onlarca kararı tek başına vermek zorunda kalan aile çiftçilerinin mevcut teknolojilerle ayakta kalması ve verimi arttırması oldukça zor. Çünkü tarlalar, araziler her tür iklim değişikliğine ve doğal olaya maruz kalırlar, kontrol edilmesi zordur. Tarlalarımız üzeri açık fabrika gibidir, her tür riske açıktır. Kadınlarımız ve gençlerimizin de tarıma dahil olabilmesi için, tarımı sürdürülebilir kılmak için, dijital tarıma geçişi hep beraber sağlamak zorundayız. Özel sektör de Ar-Ge yatırımlarını artırma ve çiftçilere kolay kullanılabilir dijital ürünleri ulaşılabilir fiyatlarla sunma misyonunu üstlenmeli. Kaynaklarımızı en etkin şekilde kullanmak, doğayı kirletmeden gıdamızı en verimli şekilde üretebilmek ve gıda kıtlığıyla mücadele için çiftçilerimizle el ele vererek bu dönüşümü hızla yapmamız gerekiyor. Aksi halde gelecek nesillere fazla gübre ve ilaç tüketimi ile kirlenen topraklar, gereksiz harcamayla azalan su kaynakları bırakacağız. Bilinçli ve kontrollü tarım kesinlikle dijital çözümlerden geçiyor. Bu dijital çözümler üretimde optimizasyonu sağlayacağından, ekolojik koruma ve biyoçeşitliliğe hizmet edeceği de aşikar.

Sürdürülebilirliği her alanda konuşuyoruz. En çok da tarımda… Peki, tarımda sürdürülebilirlik için neler yapılmalı? Kaynakların verimli kullanımının önemine de kısaca değinir misiniz?

Dünya nüfusu hızla artarken temiz su ve tarım arazileri gibi sınırlı kaynaklar gittikçe azalıyor. Dünyanın su kıtlığıyla mücadele ettiği bu dönemde, damla sulama bir lüks olmaktan çıkıp daha az kaynak ile daha fazla verim almayı amaçlayan bir sulama yöntemi haline geldi. Kaynakları sadece gerektiği kadar kullanıp, aynı birim alandan daha fazla tarımsal üretim elde etmek gıda kıtlığıyla mücadele için şart.

Aslında biraz da sizin başarı hikayenizi merak ediyoruz. Kariyer yolculuğunuzdan bahseder misiniz? NETAFİM ile yolarınızın nasıl birleşti? Kariyer yolculuğunuzdan ve şuan bu yolculukta hangi noktada olduğunuzdan, şirketteki sorumluluklarınızdan bahseder misiniz?

KPMG denetim tecrübemden sonra, Türk-İsrail ortaklığı olan Güney Polgat tekstil şirketinde finansman departman sorumlusu olarak görev aldım. 7 yıl sonra da, şu an büyük bir memnuniyetle çalışmakta olduğum şirketim Netafim ile bir head hunter vasıtasıyla yollarım kesişti. Mali ve idari işler müdürü olarak göreve başladıktan sonra, büyüyen ve yeni bölgeler eklenen şirketimizde Türkiye ve Orta Asya bölgelerinden sorumlu mali işler direktörü olarak çalışmaya devam ettim. Aynı zamanda mali müşavir unvanına sahibim. 2019 yılından bu yana da Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü olarak profesyonel hayatıma devam ediyorum. Netafim bünyesindeki 29 iştirakte tek ve ilk kadın genel müdür oldum ve bu unvanı büyük bir gururla taşıyorum. Umarım sektörümüze ve şirketimiz üst yönetimine gittikçe daha fazla kadın yönetici eklenir ve ben de bir ilham kaynağı olabilirim. 220 civarındaki çalışan sayımızın olduğu şirketimizde, genel müdür olarak üretim, lojistik ve tedarik yönetimi, planlama, satınalma, mali işler, satış, pazarlama, strateji ve iş geliştirme, digital farming, proje, insan kaynakları, sera departmanı ve Orta Asya biriminden sorumlu olarak,büyük bir memnuniyetle ve artan bir ivme ile tarım sektörüne ve çiftçimize hizmet vermeye devam ediyorum.

Başarılı bir markanın başarılı bir kadın çalışanısınız. Ülkenin veya dünyanın birçok ücra köşesinde ya da metropollerde yaşayan, eğitimde, iş hayatında ve sosyal alanlarda hem fırsat hem de toplumsal cinsiyet eşitsizliğine maruz bırakılıp önleri sürekli tıkanmaya çalışılan kız çocuklarına ve kadınlara neler söylemek istersiniz?

Bütün kız çocuklarına hedeflerinin peşinden gitmelerini ve ne olursa olsun asla mücadeleden vazgeçmemelerini söylemek isterim. İşin içinde emek varsa, fark etseniz de etmeseniz de bu emekler karşılığını mutlaka bir yerde bulacaktır inancındayım. İyi niyetle ve azimle karşılanan her zorluk insana tecrübe getirir, mertebe arttırır. Gerek profesyonel gerekse sosyal olgunluk anlamında. Kadın çalışanlara, benim de maceramı bir rol model olarak almalarını, yapacakları her işte cesaret göstermelerini ve kendi motivasyonlarını kendilerinin oluşturmalarını tavsiye ederim. O zaman dış uyaranlara çok daha az bağlı kalarak hedefe kilitlenebilirsiniz. Kadınlarımızda genç kızlarımızda çok büyük cevherler var, her işin üstesinden gelebilecek, hem işi hem aile hayatını hem de kendilerini yönetecek beceri, azim ve mükemmeliyetçilik var. Yeter ki bunun farkında olup hayatla yarışı ve mücadeleyi bırakmasınlar, herkesin zorluklarla karşılaştığını göz önünde bulundursunlar ve cesur olsunlar.

***

PINAR PARMAKSIZ İLE CESARET VE “EN İYİSİNİ YAPMA” AZMİYLE GELEN BAŞARININ ÖYKÜSÜ

Bu içeriği yararlı buldunuz mu?
Vereceğiniz puan ile içeriği katkıda bulunmuş olacaksınız
...
1 puan2 puan3 puan4 puan5 puan


Yorum Yazınİçerik hakkında ki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.


Kategori'ye Ait Diğer Haberler